Sağlık Mesleği Mensuplarının Suçu Bildirmemesi Suçu (TCK Madde 280)


SAĞLIK MESLEĞİ MENSUPLARININ SUÇU BİLDİRMEMESİ SUÇU (TCK MADDE 280)

         Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ikinci bölümünde, adliyeye karşı suçlar başlığı altında madde 280’ de düzenlenmiştir. Kanun hükmü şöyledir:

TCK MADDE 280

Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi 

Madde 280- 

(1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler anlaşılır.

Bu suç tipi ile korunan hukuksal yarar, kamu düzeninin sağlanması ve adliyenin korunmasıdır. Kanun maddesinin birinci fıkrası uyarınca “sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçu”  seçimlik hareket ile işlenebilen bir suç tipidir. Suç ihmali davranışla işlenmektedir.

         İşlenen suçların sağlık mesleği mensupları tarafından ilgili makamlara bildirilmesi halinde toplumsal huzur ve barış sağlanmış olur. Bunun yanında suçla mücadele açısından da büyük etkiler söz konusu olur.

SAĞLIK MESLEĞİ MENSUPLARININ SUÇU BİLDİRMEMESİ SUÇUNUN SUÇUN FAİLİ KİMDİR?

         Kanun maddesi bu suçun faili açısından özel statü aramaktadır. Suçun faili sadece sağlık mesleği mensupları olabilir. Sağlık mesleği mensubu kişiler; tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren kişilerdir. Sağlık mesleği mensubu kişinin devlet kadrosunda bulunup bulunmaması önem arz etmemektedir. Özel bir sağlık kuruluşunda çalışan kişiler de bu suçun faili olabilir.

SAĞLIK MESLEĞİ MENSUPLARININ SUÇU BİLDİRMEMESİ SUÇUNUN MADDİ UNSURU NEDİR?

         Suçun maddi unsuru TCK madde 280/1’ de açıkça belirtilmiştir. Failin, görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen durumu yetkili makamlara bildirmemesi veya bu hususta gecikme göstermesi suçun maddi unsurudur. Görüldüğü üzere “suçu bildirmemek” veya suçun bildirilmesi hususunda “gecikme gösterilmesi” yönünde ikili seçimlik hareket olgusu bulunmaktadır. Fail, eğer ilgili suç ile ilgili bir soruşturma veya kovuşturmanın olduğunu biliyor ise bu durumda tekrar bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunmamaktadır.

         Suçun tipinin şikâyete tabi olup olmadığı herhangi bir önem arz etmemektedir. Suç tipi şikâyete tabi bir suç olmasa dahi fail yine bildirimde bulunmak zorundadır. Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçuna örnek olarak uyuşturucu kullanan bir hastanın eyleminin doktor tarafından savcılığa bildirilmemesi gösterilebilir.  Kanun maddesinde ifade edilen “belirti” deyimi ile suçun işlendiği şüphesi anlaşılmalıdır. Aynı zamanda kişinin sağlık mesleği mensubuna başvurması gerekmektedir. Sağlık mensubu kişinin görev yaptığı esnada bu suç oluşabilir.

SAĞLIK MESLEĞİ MENSUPLARININ SUÇU BİLDİRMEMESİ SUÇUNUN MANEVİ UNSURU NEDİR?

         Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçu, kasten işlenebilen bir suç olup; suçun taksirle işlenmesi hukuken söz konusu değildir.

SAĞLIK MESLEĞİ MENSUPLARININ SUÇU BİLDİRMEMESİ SUÇU ŞİKÂYETE TABİ BİR SUÇ MUDUR?

         Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçunda soruşturma ve kovuşturmanın yapılabilmesi şikâyete tabi değildir. İlgili makamlar soruşturma ve kovuşturmayı resen yapmaktadır.

YARGITAY KARARLARI 

FAİLİN EYLEMİ “SAĞLIK MESLEĞİ MENSUPLARININ SUÇU BİLDİRMEMESİ SUÇU” OLUP; SUÇ VASFINDA HATAYA DÜŞÜLMESİ BOZMA SEBEBİDİR

“…1-Suç tarihinde bıçakla yaralanıp Esenler Özel Y. Polikliniğine müracaat eden iki kişiyi tedavi eden ve acil servisde nöbetçi doktor sıfatıyla görev yapan sanık T.. G..’nın, görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmemekten ibaret eyleminin, TCK’nın 280/1. maddesinde düzenlenen “sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun vasfında hataya düşülerek, aynı Kanunun 279/1. maddesinin uygulanması,

2-Aynı poliklinikte tıbbi sekreter olarak çalışan ve sadece hasta kaydı yapan sanık A.. H..’nin kamu görevlisi ve TCK’nın 280/2. maddesinde tarif edilen “sağlık mesleği mensubu” olmaması karşısında, atılı suçun yasal unsurlarının ne şekilde oluştuğu açıklanmadan mahkumiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı, sanıklar T.. G.. ve A.. H.. ile müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi…” (4. Ceza Dairesi 2014/8297 E. , 2015/1500 K.)

SAĞLIK MESLEĞİ MENSUPLARININ SUÇU BİLDİRMEMESİ SUÇU VE HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI 

“…1-Suçu bildirmeme suçunun kasıtla işlenebileceği, sanığın nöbetçi doktor olmayıp diğer doktor törende olduğu için üzerine süt dökülmesi nedeniyle getirilen mağdura müdahale ettiği, nöbetçi doktor olmadığı ve iş yoğunluğu nedeniyle olayı kolluğa bildiremediğini savunması ve bu savunmasının aksinin ispat edilememesi karşısında, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,2-Kabule göre de;a)Sağlık ocağında hekim olan sanığın kamu görevi kapsamındaki tedavi görevi nedeniyle öğrendiği suçu bildirme yükümlülüğünün TCK’nın 279. maddesi kapsamında bulunduğu gözetilmeden, anılan Yasanın 280. maddesi ile hüküm kurulması, b)Sanığın sabıkasız olması, sağlık meslek mensuplarının suçu bildirmemesi suçunda giderilmesi gereken, katılan tarafından talep edilmiş ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar bulunmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, CMK'nın 231/5. maddesindeki koşullar irdelenmeksizin, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA…” (4. Ceza Dairesi 2012/13441 E. , 2012/30482 K.)

CEZA AVUKATI – AĞIR CEZA AVUKATI – İSTANBUL AĞIR CEZA AVUKATI

İnternet sitemizde yer alan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Fatih Yaşar’ a aittir. Sitemizdeki makalelerin kopyalanması ve izinsiz olarak alınması durumunda hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.