HIRSIZLIK SUÇU           

Hırsızlık suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun Onuncu Bölüm, Malvarlığına Karşı Suçlar başlığı altında düzenlenmiş olup; kanun hükmü şöyledir:

TCK MADDE 141
Hırsızlık 
Madde 141- (1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Anayasamızın 35. Maddesinde mülkiyet hakkı düzenlenmiş olup; herkesin mülkiyet hakkına sahip olabileceği vurgulanmıştır. Türk Ceza Kanunumuzda belirtilen bu düzenleme ile de malvarlığı üzerindeki hakların korunması ve güvence altına alınması amaçlanmıştır. Bu koruma hem mülkiyet hakkına sahip olan kişiyi hem de malı kullanan veya elinde bulunduran kişiyi kapsamaktadır. Hırsızlık, kanunda da görüldüğü üzere zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alınmasıdır. Almak fiilinden maksat, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesidir. Bu tasarruf olanağı ortadan kaldırılınca suç da tamamlanır.

HIRSIZLIK SUÇUNDA KORUNAN HUKUKİ YARAR NEDİR?

Hırsızlık suçunda korunan hukuki yarar mülkiyettir. Bu suç tipiyle kişilerin mülkiyet hakkı korunup güvence altına alınmıştır. Mülkiyete dâhil olan malın ekonomik bir değer taşıması gibi zorunluluğu bulunmamaktadır. Ekonomik hiçbir değeri olmayan bir mal dahi hırsızlık suçunun konusunu oluşturabilir.

HIRSIZLIK SUÇUNUN FAİLİ VE MAĞDURU KİMDİR?          

Hırsızlık suçunun faili açısından kanunda özel bir düzenleme bulunmamakta olup; fail herhangi bir kimse olabilir.          Mağdur, kısaca işlenen suç fiili nedeniyle haksızlığa uğrayan veya hakkı ihlal edilen kişiyi ifade etmektedir. Hırsızlık suçunun mağduru açısından kanunda özel bir düzenleme bulunmamakta olup; mağdur herhangi bir kimse olabilmektedir.

HIRSIZLIK SUÇUNUN MADDİ UNSURU NEDİR?     

Hırsızlık suçunda maddi unsur; bir malın bulunduğu yerden zilyedinin rızası olmadan alınmasıdır. Bir diğer ifadeyle malın bulundu yerden alınıp; başkasına ait olan fiili egemenliği ortadan kaldırmak ve kendi menfaatine yeni bir fiili egemenlik kurmaktır.

HIRSIZLIK SUÇUNUN MANEVİ UNSURU NEDİR?   

Hırsızlık suçu, sadece kasten işlenebilen bir suçtur. Genel kastın yanı sıra suçun failinde ayrıca kendisine veya başkasına bir yarar sağlama amacı halindeki saikin varlığında özel kast aranmaktadır. Fail, kendisinin olduğunu zannederek başkasının taşınır malını bulunduğu yerden izinsiz olarak alabilir. Bu durumda fail TCK madde 30 hata hükümlerinden faydalanacaktır ve cezalandırılmayacaktır.

NİTELİKLİ HIRSIZLIK SUÇU NEDİR?             

Hırsızlık suçunun nitelikli hallerine Türk Ceza Kanunu madde 142’ de yer verilmiştir. Kanun hükmü aşağıda belirtilmiştir:

TCK MADDE 142
Nitelikli hırsızlık 
Madde 142- 
(1) Hırsızlık suçunun; 
a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında, 
b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)  
c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında, 
d) Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında, 
e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında, 
f) (Mülga: 2/7/2012-6352/82 md.)  İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. 
(2) Suçun; 
a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak, 
b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle, 
c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak, 
d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle, 
e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle, 
f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak, 
g) Büyük veya küçük baş hayvan hakkında, 
h) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında, İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır. 
(3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. 
(4) (Ek: 6/12/2006 – 5560/6 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz. 
(5) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.

Hırsızlık suçunun yukarıda belirtilen şekillerde işlenmesi halinde suçun basit haline nazaran daha fazla ceza öngörülmektedir.

HIRSIZLIK SUÇUNUN GECE VAKTİ İŞLENMESİ        

Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde, TCK 143 hükmü uyarınca verilecek cezanın yarı oranında arttırılacağı belirtilmiştir. Kanun hükmü aşağıda belirtilmiştir:

TCK MADDE 143
Suçun gece vakti işlenmesi  
Madde 143- (1) Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Gece vakti kavramından ne anlaşılması gerektiği de TCK madde 6/e bendinde belirtilmiştir. Gece vakti deyiminden; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi anlaşılmaktadır.

HIRSIZLIK SUÇUNDA DAHA AZ CEZAYI GEREKTİREN HALLER NELERDİR?             

Hırsızlık suçunda daha az cezayı gerektiren haller TCK madde 144’ de belirtilmiştir. Kanun hükmü şöyledir:

TCK MADDE 144
Daha az cezayı gerektiren haller 
Madde 144- (1) Hırsızlık suçunun; 
a) Paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde, 
b) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla, İşlenmesi halinde, şikâyet üzerine, fail hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

HIRSIZLIK SUÇUNDA MALIN DEĞERİNİN AZ OLMASI CEZADA İNDİRİM SEBEBİ MİDİR?             

Hırsızlık suçunda malın değerinin az olması halinde hakimin takdirine göre cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri nazara alındığında ceza vermekten de vazgeçilebilir. Malın değerinin az olması hali Türk Ceza Kanunu madde 145’ te düzenlenmiş olup; kanun hükmü şöyledir:

TCK MADDE 145
Malın değerinin az olması  
Madde 145- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/16 md.) Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

KULLANMA HIRSIZLIĞI NEDİR          

Kullanma hırsızlığı, malın geçici bir süre kullanılıp; zilyedine iade edilmesidir. Hırsızlık şeklinin oluşması için kişi, sahibinin rızası olmaksızın malı alırken, bunu belli bir süre kullandıktan sonra iade etmelidir. Kullanma hırsızlığında, kullanmanın her halde kısa sayılacak bir süre devam etmesi genel koşuldur. Kullanma hırsızlığına ilişkin hükme TCK 146’ da yer verilmiş olup; kanun metni şöyledir:

TCK MADDE 146
Kullanma hırsızlığı  
Madde 146- (1) Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde, şikâyet üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Ancak malın suç işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm uygulanmaz.

HIRSIZLIK SUÇUNDA ZORUNLULUK HALİ 

Hırsızlık suçunda zorunluluk hali TCK 147’ de düzenlenmiş olup; kanun hükmü şöyledir:

TCK MADDE 147
Zorunluluk hâli  
Madde 147- (1) Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak amacıyla işlenmesi halinde; somut olayın özelliklerine göre hakim tarafından faile verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi faile ceza vermekten de vazgeçilebilir.

HIRSIZLIK SUÇUNDA ETKİN PİŞMANLIK           

Hırsızlık suçunda etkin pişmanlık haline TCK 168’ de atıf yapılmıştır.

TCK MADDE 168
Etkin pişmanlık 
Madde 168 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/20 md.)  
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. 
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir. 
(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır. 
(5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.

Türk Ceza Kanunu madde 168 uyarınca hırsızlık tamamlandıktan sonra ve fakat suç sebebiyle kovuşturma başlamadan önce fail bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen veya tazmin suretiyle tamamen giderirse faile verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilecektir. Kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce failin aynı şekilde davranması durumunda verilecek cezanın yarısına kadar indirileceği maddede belirtilmiştir.

HIRSIZLIK SUÇUNUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ 

A. TEŞEBBÜS

Teşebbüs, failin suç işlemek üzere icra hareketlerine başlamış olması karşısında elinde olmayan sebeplerle arzu ettiği sonucu gerçekleştirememesi halidir. Hırsızlık suçunda icra hareketleri belli kısımlara bölünebileceği için suçun basit ve nitelikli hallerine teşebbüs mümkündür. Örneğin failin bir alışveriş merkezindeki giyim mağazasında bir elbiseyi çalmak için çantasına koyup; tam çıkacağı sırada alarm ötmesi sebebiyle yakalanması halinde suça teşebbüs hükümleri uygulanır.  Suça teşebbüs halinde TCK 35 hükümleri uygulanır. Bu hüküm uyarınca kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişle hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on üç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. 

B. İŞTİRAK 

Hırsızlık suçu, tek bir kişi tarafından işlenebileceği gibi suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi de mümkündür. Bu anlamda, kanunun suç saydığı bir eylemin birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, suça iştirak olarak ifade edilmektedir. Hırsızlık suçu, tek failli suçlardan olup; bu suça iştirak her durumda mümkün olabilir. Mağdura karşı hırsızlık eylemini gerçekleştiren birden fazla kişi söz konusu olur ise, bu eylemi gerçekleştiren bütün kişiler birlikte fail olarak kabul edilirler ve her bir fail bu suçtan dolayı ayrı ayrı cezalandırılır. 

C. İÇTİMA   

Suçların içtimai, bir kişinin ceza kanunu birden fazla kez ihlal etmesi ve bu sebeple birden fazla suçtan sorumlu tutulması hallerinde karşımıza çıkan bir terimdir. Failin, tek bir eylemle birden fazla hukuki yararı ihlal etmesi halinde veya farklı eylemlerle aynı hukuki yararı ihlal etmesi hallerinde suçların içtimai söz konusu olur. TCK 43 Zincirleme Suç Hükümleri uyarınca; failin bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. TCK 42 bileşik suç hükmü uyarınca; biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz. Bileşik suçun en açık örneği yağma suçudur. Yağma suçunda hırsızlık suçu ile tehdit veya cebir suçları birleşmekte ve bu suçlarda bağımsız yeni bir suç tipi olan yağma suçu ortaya çıkmaktadır. Bu durumda yağma suçunu işleyen bir kişiye karşı ayrıca hırsızlık, tehdit veya cebirden dolayı ayrıca ceza verilmemektedir.

HIRSIZLIK SUÇU UZLAŞMA HÜKÜMLERİNE TABİ MİDİR? 

Hırsızlık suçunun TCK 141/1 basit hali, TCK 144/1-a,1-b ve kullanma hırsızlığı TCK 146/1 maddesine göre işlenmesi halinde suç uzlaşma hükümlerine tabidir. Suçun nitelikli hallerde işlenmesi halinde suç uzlaşma hükümlerine tabi değildir. Suçun belirtilen durumlarda işlenmesi halinde uzlaşma prosedürünün uygulanması, uzlaşmanın sağlanamaması halinde yargılamaya devam edilmesi gerekir. 

HIRSIZLIK SUÇUNDA SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA YAPILMASI ŞİKÂYETE TABİ MİDİR?           

Hırsızlık suçunda soruşturma ve kovuşturmanın yapılması şikâyete tabi değildir. İlgili makamlar suçun işlendiği bilgisine ulaştığı anda resen harekete geçmektedir. Mağdur, şikâyetini geri alsa dahi yargılama devam etmektedir. 

HIRSIZLIK SUÇUNDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME HANGİSİDİR?

Hırsızlık suçunun yargılamasında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir. 

HIRSIZLIK SUÇUNDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ NE KADARDIR? 

Hırsızlık suçunun basit halinde dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Zamanaşımı süresi suçun işleniş biçimine göre daha fazla olabilmektedir. 

HIRSIZLIK SUÇUNUN CEZAİ YAPTIRIMI NE KADARDIR? 

Hırsızlık suçunun basit halinde yani TCK 141 hükmü uyarınca öngörülen cezai yaptırım 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. Suçun nitelikli hallerinde ve kanunda belirtilen diğer hallerde bu cezai yaptırım arttırılabilmektedir.

HIRSIZLIK SUÇU İLE İLGİLİ YARGITAY KARARLARI 

HIRSIZLIK SUÇUNDA MALIN DEĞERİNİN AZ OLMASI CEZADA İNDİRİM SEBEBİDİR 

“…Sanığın müştekinin cebindeki 30 TL parayı çalması şeklinde gerçekleşen olayda sanık hakkında, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle tayin edilen cezadan TCK'nın 145. maddesi gereğince belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA…” 6. Ceza Dairesi 2021/4868 E. , 2021/20707 K. 

ARAÇ İÇERİSİNDEKİ HIRSIZLIKTA KAPININ KİLİTLİ OLUP OLMAMASI DURUMU ÖNGÖRÜLEN CEZA MİKTARI AÇISINDAN FARKLILIK GÖSTERMEKTEDİR 

“…Dosyada yer alan yakalama tutanağına göre sanığın araç içine sağ ön kapısını zorlayarak içeri girdiği belirtilmiş ise de araç üzerinde inceleme yapılmadığı, sanığın aracın kapısının açık olduğunu savunması ve yakalama tutanağında sanığın kapıyı nasıl açtığı da anlaşılamadığı göz önüne alınarak müştekiye aracın kilitli olup olmadığı sorularak ve ayrıca tutanak tanıklarının da dinlenerek sonucuna göre; kilitli ise eylemin TCK’nın 142/2-h maddesi kapsamına giren suçu oluşturacağı; kilitli değil ise TCK’nın 142/1-e maddesi kapsamına giren suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA…” (6. Ceza Dairesi  2021/4851 E. , 2021/20786 K.) 

DÜZ KONTAK YAPMAK SÜRETİYLE MOTOSİKLETİN ÇALINMASI HALİNDE FAİLE AYRICA MALA ZARAR VERME SUÇUNDAN CEZA VERİLMESİ HUKUKA AYKIRIDIR 

“…Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın suça konu motosikleti düz kontak yaparak çaldığı ve motosiklete hasar verdiği olayda, zarar verme eyleminin hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun ve korunan hukuki yararın aynı olması nedeniyle, ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, bu suçtan da yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş…” (6. Ceza Dairesi 2021/4861 E. , 2021/20744 K.) 

HIRSIZLIK SUÇUNUN BAHÇEDE GERÇEKLEŞMESİ HALİNDE BAHÇE DUVARLARININ YIKIK OLMASI VE KAPALI OLMAMASI DURUMUNDA TCK 142/2-h DEĞİL; TCK 141/1 HÜKMÜ UYGULANMASI GEREKİR

 “…Sanık ... hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde: Olay yerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen tutanak ve çizilen krokiye göre hırsızlık yapılan yerin etrafında duvar bulunmayıp açık alan olan bahçe içerisinden gerçekleştirildiği ayrıca bahçede duvarlarının bir kısmı yıkık ve etrafı tahta parçaları ile kapatılmış olduğunun belirtilmesi karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesine uyduğu gözetilmeyerek, aynı Kanun'un 142/2-h maddesi ile hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş…” (6. Ceza Dairesi 2021/1877 E. , 2021/20568 K.) 

HIRSIZLIK SUÇUNDA UZLAŞTIRMA  

“…Suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılama sonucunda atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın kesinleşmesinden sonra sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak, hükmün açıklanmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde işlediği suça ilişkin ilamı ile mahkumiyetine ilişkin kararında belirtilen TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş…” (6. Ceza Dairesi 2021/4901 E. , 2021/20592 K.) 

HIRSIZLIK SUÇUNDA İSTİNABE SURETİYLE SANIĞIN İFADESİNİN ALINMASI  

“…5271 sayılı CMK'nın 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçlarına ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanık ...’in istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş,…” (6. Ceza Dairesi 2021/4903 E. , 2021/20596 K.) 

HIRSIZLIK SUÇUNA TEŞEBBÜSTE CEZADA İNDİRİM YAPILIRKEN ALT SINIRDAN İNDİRİM YAPILMASINI GEREKTİREN ÖZELLİK OLMADIĞI HALDE ALT SINIRDAN İNDİRİM YAPILMASI BOZMA SEBEBİDİR

 "...Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde; sanık hakkında hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle TCK'nın 35/2. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılırken alt sınırdan indirim yapılmasını gerektiren bir özellik olmadığı halde; hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle TCK'nın 35/2. maddesi gereğince yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden en alt sınırdan 1/4 oranında indirim yapılması, Bozmayı gerektirmiş..." (2. Ceza Dairesi 2016/14341 E. , 2019/174 K.)


CEZA AVUKATI – AĞIR CEZA AVUKATI – İSTANBUL AĞIR CEZA AVUKATI

İnternet sitemizde yer alan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Fatih Yaşar’ a aittir. Sitemizdeki makalelerin kopyalanması ve izinsiz olarak alınması durumunda hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.