DOLANDIRICILIK SUÇU  

Dolandırıcılık suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Onuncu Bölüm, Malvarlığına Karşı Suçlar başlığı altında TCK Madde 157’ de düzenlenmiştir. Kanun maddesi şöyledir:

TCK MADDE 157
Dolandırıcılık  
Madde 157-  
(1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.

Dolandırıcılık kanun gerekçesinde; hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kişinin kendisine veya başkasına yarar sağlaması olarak açıklanmıştır.

KORUNAN HUKUKİ YARAR

Dolandırıcılık suçuyla korunmak istenen hukuki yarar kişilerin malvarlığı değerleridir. Yine bu suç tipiyle kişilerin irade özgürlükleri ve hukuki ilişkilerde iyi niyetleri de korunup, güvence altına alınmaktadır. 

SUÇUN FAİLİ VE MAĞDURU

Dolandırıcılık suçunun faili açısından kanunda özel bir düzenleme bulunmamakta olup; fail herhangi bir kimse olabilir. Suçun mağduru açısından da kanunda özel bir düzenleme bulunmamakta olup; mağdur herhangi bir kimse olabilmektedir. Mağdur, kısaca işlenen suç eylemi nedeniyle haksızlığa uğrayan veya hakkı ihlal edilen kişiyi ifade etmektedir. Dolandırıcılık suçunda aldatılan kişi ile malvarlığı zarara uğrayan kişinin aynı olmasına gerek yoktur. Hâkim olan görüşe göre dolandırıcılık suçunda malvarlığı yönünden zarara uğrayan kişi, suçun mağdurudur. Sadece aldatılmış olmak mağdur sıfatı için yeterli değildir. Çünkü bu suçla korunmak istenen hukuki yarar malvarlığı değeridir.

SUÇUN MADDİ UNSURU

1- HİLELİ DAVRANIŞ  

Hile, sözlük anlamı olarak; birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika olarak tanımlanmıştır. Aldatma; yanıltma, hataya düşürme anlamına gelmektedir. Kanunda her ne kadar “hileli davranışlarla” ifadesine yer verilmiş olsa da suçun oluşması için birden fazla hileli davranışın bir arada bulunmasına gerek yoktur. Sadece bir hileli davranışın bulunması yeterlidir. Dolandırıcılık suçunda fail, hileli hareketiyle mağdurun iradesini etkilemekte ve mağdurun somut gerçeği öğrenseydi kabul etmeyeceği yönde hareket etmesini sağlamaktadır. Ticari ilişkide ve alım-satım ilişkilerinde dürüstlük kuralına aykırı basit davranışlar hile olarak nitelendirilmez. Örneğin ev satan bir emlakçının müşteriye; “o evin sizden başka müşterileri daha var, elinizi çabuk tutun” şeklideki sözü dolandırıcılık olarak nitelendirilmez.  

2- ALDATMA 

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin hileli davranışlarıyla muhatabı aldatmış olması gerekir. Failin hileli davranışlarına rağmen mağdurun aldanmamış olması halinde TCK 43 teşebbüs hükümleri uygulanır. Aldatılan kişi, fail tarafından ileri sürülen olguları gerçek sanmalıdır. Hileli davranış ile mağdurun aldanması arasında illiyet bağı bulunmalıdır. 

3- YARAR SAĞLANMIŞ OLMASI  

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin hataya düşürdüğü kişi ya da bir başkası aleyhine olarak, kendisi ya da üçüncü bir kişi lehine haksız bir yarar sağlamış olması gerekir. Zararın, kişinin malvarlığı üzerinde gerçekleşmesi gerekmektedir. Dolandırıcılık suçunda zararın az veya çok olmasının bir önemi bulunmamaktadır.

SUÇUN MANEVİ UNSURU 

Dolandırıcılık suçu, kasten işlenebilen bir suçtur. Burada söz konusu olan kast, dolandırıcılık suçunun maddi unsurlarının hepsinin fail tarafından bilinebilmesini ifade etmektedir. Bir başka ifadeyle, fail gerçekleştirdiği davranışların hile teşkil ettiğini, başka birini aldatıcı nitelikte olduğunu bilmelidir. Ayrıca fail, bu hileli davranışlar sonucunda bunların etkisiyle, hileye maruz kalan kişinin veya başkasının malvarlığında bir eksilme meydana geldiğini, zarar gördüğünü ve buna karşılık, kendisinin veya sair bir kişinin malvarlığında bir artma meydana geldiğini bilmelidir. Dolandırıcılık suçu, olası kastla da işlenebilir. Bu suçun taksirle işlenebilmesi hukuken mümkün değildir.

SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ

1- TEŞEBBÜS: 

Teşebbüs, failin suç işlemek üzere icra hareketlerine başlamış olması karşısında elinde olmayan sebeplerle arzu ettiği sonucu gerçekleştirememesi halidir. Dolandırıcılık suçunda icra hareketleri belli kısımlara bölünebileceği için suçun basit ve nitelikli hallerine teşebbüs mümkündür. Suça teşebbüs halinde TCK 35 hükümleri uygulanır. Bu hüküm uyarınca kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişle hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on üç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. 

2- İŞTİRAK: 

Dolandırıcılık suçu, tek bir kişi tarafından işlenebileceği gibi suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi de mümkündür. Bu anlamda, kanunun suç saydığı bir eylemin birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, suça iştirak olarak ifade edilmektedir. Mağdura karşı dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren birden fazla kişi söz konusu olur ise, bu eylemi gerçekleştiren bütün kişiler birlikte fail olarak kabul edilirler ve her bir fail bu suçtan dolayı ayrı ayrı cezalandırılır. 

3-İÇTİMA: 

Suçların içtimai, bir kişinin ceza kanunu birden fazla kez ihlal etmesi ve bu sebeple birden fazla suçtan sorumlu tutulması hallerinde karşımıza çıkan bir terimdir. Failin, tek bir eylemle birden fazla hukuki yararı ihlal etmesi halinde veya farklı eylemlerle aynı hukuki yararı ihlal etmesi hallerinde suçların içtimai söz konusu olur. TCK 43 Zincirleme Suç Hükümleri uyarınca; failin bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır.

DOLANDIRICILIK SUÇUNDA CEZAYI ARTTIRAN NİTELİKLİ HALLER

 Dolandırıcılık suçunun nitelikli hallerine TCK Madde 158’ de yer verilmiş olup; kanun hükmüne aşağıda yer verilmiştir:

TCK MADDE 158
Nitelikli dolandırıcılık  
Madde 158-  
(1) Dolandırıcılık suçunun; 
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, 
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, 
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, 
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, 
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, 
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, 
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, 
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında, 
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle, 
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, 
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla, 
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. 
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. 
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

Dolandırıcılık suçunun yukarıda belirtilen şekillerde işlenmesi halinde faile suçun basit haline nazaran daha fazla ceza verilmektedir.

DAHA AZ CEZAYI GEREKTİREN HAL 

Dolandırıcılık suçunda daha az cezayı gerektiren hal, TCK Madde 159’ da belirtilmiş olup; kanun hükmü şöyledir:

TCK MADDE 159
Daha az cezayı gerektiren hal 
Madde 159-  
(1)Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikâyet üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

ŞAHSİ CEZASIZLIK SEBEBİ VEYA CEZADA İNDİRİM YAPILMASINI GEREKTİREN ŞAHSİ SEBEPLER

TCK MADDE 167
Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep 
Madde 167-  
(1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların; 
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, 
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, 
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, Zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. 
(2) Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.

DOLANDIRICILIK SUÇUNDA ETKİN PİŞMANLIK   

Etkin pişmanlık hükmüne TCK Madde 168’ de yer verilmiş olup; kanun hükmü şöyledir:

TCK MADDE 168
Etkin pişmanlık 
Madde 168 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/20 md.)  
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. 
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. 
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir. 
(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır. 
(5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.

UZLAŞTIRMA HÜKÜMLERİ 

Dolandırıcılık suçunda sadece TCK 157/1 ve TCK 159/1 fıkrası hükümleri uzlaştırma kapsamındadır. Suçun diğer şekillerde işlenmesi halinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. Suçun belirtilen hükümlere göre işlenmesi halinde uzlaşma prosedürünün uygulanması, uzlaşmanın sağlanamaması halinde yargılamaya devam edilmesi gerekir. 

SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMANIN YAPILMASI 

Dolandırıcılık suçunda soruşturma ve kovuşturmanın yapılması şikâyete tabi değildir. İlgili makamlar suçun işlendiği bilgisine ulaştığı anda resen harekete geçmektedir. Mağdur, şikâyetini geri alsa dahi yargılama devam etmektedir. 

GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME

Dolandırıcılık suçunun TCK madde 157’ deki basit hali ile TCK 159’ daki daha az cezayı gerektiren halleri açısından görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemeleridir. TCK 158 nitelikli dolandırıcılık suçunda görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir. 

ZAMANAŞIMI SÜRESİ 

Dolandırıcılık suçunun en basit halinde dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Zamanaşımı süresi suçun işleniş şekline göre daha fazla olabilmektedir. 

CEZAİ YAPTIRIMI

Dolandırıcılık suçunun en basit halinde TCK 157’ de öngörülen cezai müeyyide 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Suçun nitelikli şekillerde işlenmesi halinde cezai yaptırımda farklılık durumu söz konusu olur. 

YARGITAY KARARLARI 

DOLANDIRICILIK SUÇU VE UZLAŞMA 

“…Sanığın, ...Prefabrik Çelik Yapı Sanayi adı altında faaliyet gösteren işyeri sahibi olduğu, katılan ile prefabrik konut yapımı ve montajı konusunda anlaşma yaptığı, 20.000 TL nakit ve toplam 13.000 TL bedelli 10 adet senet aldığı, ancak sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediği, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddia olunan olayda; sanığın...'da işyeri olduğunu, köklü bir firma olduklarını söyleyerek katılanın güvenini kazandığı, iş bedeli olarak 20.000 TL nakit ve toplam 13.000 TL bedelli 10 adet senet almasına rağmen sözleşme edimlerini yerine getirmediği, telefonlara cevap vermediği, katılan tarafından yapılan araştırmada irtibat adresi olarak verilen ... adresinin kapalı olduğu,... adresinin gerçek bir adres olmadığının tespit edildiği gerekçeleri ile, sanığın katılanda güven oluşturarak ve yerine getiremeyeceği edimler için taahhütte bulunarak maddi menfaat temin ettiğine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ise de dosya kapsamından sanığın işlettiği işyerinin TCK’nın 158/1-h maddesi kapsamında ticari şirket olmayıp, şahıs şirket olması karşısında, sanığın eyleminin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamındaki 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA…” (15. Ceza Dairesi 2017/34672 E. , 2021/6119 K.) 

SUÇ TARİHİNDE NİTELİKLİ HALİN YÜRÜRLÜKTE BULUNMAMASI  

“…Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, katılanı telefonla arayarak, kendisini baş komiser olarak tanıtıp, bankadaki parasını dolandırıcıların çalmak istediğini kendilerinin takipte olduğunu bu nedenle bankadaki tüm parayı çekmesini vereceği hesaba yatırması gerektiğini'' söylediği ve katılanın da sanığın bildirdiği hesap numarasına parayı yatırdığı, sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; sanık savunmaları, katılan beyanları, uzlaştırmanın sağlanamadığına dair rapor, dekont ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eyleminin suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinin yürürlükte bulunmaması nedeniyle, sanık lehine olan aynı sayılı TCK'nın 157/1 maddesi kapsamında basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ve sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi…” (15. Ceza Dairesi 2018/5292 E. , 2021/6234 K.) 

İŞÇİNİN İŞ YERİNDE GERÇEKTE ÇALIŞMADIĞI HALDE, SGK YA ÇALIŞIYOR GÖSTERİLMESİ; DOLANDIRICILIK İDDİASI VE BERAAT  

“…Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık ...'in Isparta ilinde faaliyet gösteren sanık ...'ye ait iş yerinde gerçekte çalışmadıkları halde sahte bildirimde bulunarak, çalışmış gibi gösterildiği, sanıklar ... ve ...'in fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek Sosyal Güvenlik Kurumunu zarara uğrattıkları iddia edilen olayda; sanıkların savunmaları, katılan beyanları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamında; suça konu iş yerinin gerçek bir iş yeri olması, sanıkların kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli hareketlerinin bulunmaması, sanığın sigorta primlerini katılan kuruma yatırmış olmaları halinde, 5510 sayılı Kanunun 89.maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı kanunun 96. maddesince de yapılan sağlık harcamalarının da geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde ise katılan kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle katılan kurumun zararından bahsedilemeyeceği, bu sebeplerle sanıkların üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanıkların beraatlerine yönelik mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir Bozma sonrası yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin suçun subut bulduğuna ve eksik inceleme yapıldığına ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükümlerin ONANMASINA, 27/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi…” (15. Ceza Dairesi 2017/34934 E. , 2021/6228 K.) 

FAİLİN KENDİSİNİ SAHTE KİMLİKLE JANDARMA OLARAK TANITIP MAĞDURDAN PARA İSTEMESİ  

“…Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Evli olan sanığın katılan ile internet ortamında tanıştığı, yüzyüze görüştüklerinde kendisini ... olarak tanıttığı, ... adına sahte düzenlenmiş jandarma yüzbaşı askeri kimlik kartı, İçişleri Bakanlığı psikolojik savaş uzmanı kartı ile nüfus cüzdanını katılana göstererek askeri personel olduğunu söylediği, şikayetçi ile arkadaşlıklarının devamı sırasında çocuk esirgeme yurdunda büyüdüğünü, şikayetçiden başka kimsesi olmadığını, paraya ihtiyacı olduğunu ve görevi nedeniyle başkasından para isteyemediğini belirtip şikayetçiden değişik zamanlarda toplam 8.600 TL para aldığı, daha sonra yurt dışında veya sınırda görevli olduğu gibi değişik bahanelerle şikayetçiyi oyalayıp parasını vermediği iddia olunan olayda; sanığın savunmaları, katılan beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın değişen suç vasfına göre üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi…” (15.Ceza Dairesi 2017/34977 E. , 2021/6230 K.) 

İNTERNET SİTESİ ÜZERİNDEN SATILIK İLANI, KAPORA VE DOLANDIRICILIK SUÇU 

“…Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın sahibinden.com. isimli internet sitesinde satılık araç ilanı verdiği, katılanın da ilanda belirtilen telefon vasıtasıyla irtibata geçtiği, sanığın kendisini ...olarak tanıttığı, belirttiği hesaba ilan edilen araç için kapora göndermesi talebi üzerine katılanın banka hesabına 200 TL para yatırdığı ancak daha sonra katılanın sanığın telefonuna ulaşamadığı, bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanık ikrarı, katılan ve tanık beyanları, dekont ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın değişen suç vasfına göre üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabullünde bir isabetsizlik bulunmamış, kazanılmış hakkın uygulanması sırasında 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesinin yazılması sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi…” (15. Ceza Dairesi 2017/34989 E. , 2021/6231 K.) 

SANIĞIN KENDİSİNİ MİT’ TE ÇALIŞIYOR GÖSTEREREK ARKADAŞLIK KURMASI VE MAĞDURDAN BU YOLLA PARA ALMASI, DOLANDIRICILIK SUÇU 

“…Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, katılana MİT'te çalıştığını beyan ederek arkadaşlık kurduğu, evlenmek amacıyla nişanlanmalarından sonra sanığın, katılana inşaat halindeki bir binayı gösterip, evlendikten sonra oturmak üzere bu evi satın alacağını belirterek katılandan değişik tarihlerde para almak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; sanık savunmaları, katılan beyanları, uzlaştırmanın sağlanamadığına dair rapor ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eyleminin suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinin yürürlükte bulunmaması nedeniyle, sanık lehine olan aynı sayılı TCK'nın 157/1 maddesi kapsamında basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.  Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi...” (15. Ceza Dairesi 2018/5285 E. , 2021/6233 K.)


CEZA AVUKATI – AĞIR CEZA AVUKATI – İSTANBUL AĞIR CEZA AVUKATI

İnternet sitemizde yer alan tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Fatih Yaşar’ a aittir. Sitemizdeki makalelerin kopyalanması ve izinsiz olarak alınması durumunda hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.